Nasıl oluyor da bizleri bu kadar ilgilendiren, yaşamımızın bir parçası olan Avcılığımızı, devletin resmi kurumları, toplumun her kesimi hor görüp, dışlarken, biz bu anlayışa karşı bir duruş sergileyemiyoruz.
Hani her avcı arkadaşımın söylemi öfke doluydu. MAK öncesi 10 gün, MAK sonrası 3 gün sonra sessiz sedasız bir topluluk. Limitleri yüksek koyarlarsa sorun yok. Hele bir de sezon açılsın ceza yiyene kadar kimsenin yine sesi sedası çıkmaz oluyor. Günü birlik yaşam modeli değildir avcılık. Avcılık bir felsefe, avcılık bir yaşam biçimidir. Gel gör ki bir kesim insanın bu felsefik kafaya sahip olmadan tercih ettiği ,kahveye gitmektense üç kuş öldüreyim mantığı ile yaptığı bir eylem hali, kimine göre ise öldürme oyunu…. Ağır mı oldu.. Olsun.
Doğanın önemi, unutulmuş.. İşin o, kısmıyla ilgilenen hiç yok. Göller kurutulmuş kime ne, Dağ taş imara açılmış ,ne fark eder. Bir Tüfek aldın mı eline, birde köpek ,otuz iki saat kurs bitir yatır beşyüzü ol avcı.. İşte Türkiye’nin avcı profili. Ağır mı oldu.. olsun
Ağalar beyler uymaya devam. Siz uyurken neler değişiyor .. Şimdi paintball dedikleri oyun var ya, aynen onu oynuyorsunuz ama bir farkla bedava… İki sene sonra bakacağım bunun bir felsefe bir yaşam biçimi olduğunu anlamayanlara.. Siz evinizin köşesinde ki tv den izleyeceksiniz avcılığı, işi bilen birkaç avcının adam gibi yazdığı av anılarını okuyacaksınız belki de diyeceğim de, okusaydınız bu durumda olmazdınız. Ağır mı oldu. Olsun
Ne kadar acı ,ne kadar üzücü, düşünürseniz sizi kimse adam yerine koymuyor olsun biz buna da razıyız diyorsunuz. Yalan değil her avcıyım diyenin başına gelmiştir. Belediye’ye gidin başkan sizi dinlemez bile, Vali’ye gidin dinler gibi yapar çayınızı söyler sonra İzmir Marşıyla yallah. Hani ilçeler var ya orda da kaymakamlıklar var. Bir dernek başkanı da çıksın desin ki MAK kararları esnasında Kaymakam bey bizi toplantıya çağırdı… Sen kendine saygı duymuyorsan sana niye saygı duysunlar kardeşim. Sen kendini adam gibi ifade edecek birikime sahip değilsen demek ki noksan sende. Hani şu uçma modunda bahsi geçen, 140 bin avcı.. Hiçbir yerde göremezsiniz bu avcı geçinen zatı muhteremleri. Ağır mı oldu .Olsun..
İki yıl önce yazdım çizdim.. Bu ülkede böyle bir sayı yok diye .. Olsa Olsa gerçek anlamda bu eylemi icra eden beş bin bilemedin on bin sevdalı var gerisi hikaye.. Belgesi olana avcı demek zorunluluğumuz olsa da, bu sadece kanunlar karşısında eşitler bizi ,iş bilgi, donanım, hayatta kalma işlerine gelince herkes avcılık yapmak için sıvadığı paçasını aşağıya indirip hatta onlarca para verip aldığı köpeğinden bile önce varır evine…Ağır mı oldu .Olsun. 
Beş bin liralık tüfek, on bin liralık köpek, meselesi değildir avcılık. Avcılık bir ruh işidir. Köpeğini de sen takdir edeceksin, tüfeğini de. Seni mutlu ediyorsa bakacak gideceksin yoluna. Yarış etmeyeceksin kimseyle, kendinle bile. Bokunu tanıyacaksın serçenin de, kekliğin de. Bataklığa ayağını sokmuyorsan tetik kesmeyeceksin güzelim ördeğe. Bakamayacağın iti getirmeyeceksin kapıya. Yok öyle yağma .Talan, talan da bir yere kadar. Ne haklarını bilirsin ne davan sahip çıkarsın ,ne doğaya, .Sen aslında kocaman bir yalancısın paralı avcılığı istemiyorum diye kıçını yırtsan da, bak şöyle arkana bu işi para ile yapan sen değil misin ? ..Lüks jeep altında, beş köpek önünde, akıllı telefon cebinde ,,buldun mu avı çağır arkadaşları. Ulaşım da kolay sana. En pahalısını al kıyafetin, üşüme.. Bas havanı.. Olmazsa olmazım de.. Ellerin üşümesin harca paranı.. İşte geldiğin son nokta yakında avı da parayla alacaksın . Avcılığın bir kültür, bir felsefesi olduğunu unuttun. Ağır mı oldu. Olsun.
Davasına, avcılığın ruhuna saygı duyup, sahip çıkan herkese rasgele. Diğerleri parasıyla da alır zaten rasgelmesine gerek yok.
Avcı Serhat Çelebioğlu
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×